...

Galeri



    Kimliğimiz

    Paylaş
    avatar
    ehlibeyt

    Erkek Mesaj Sayısı : 48
    Nerden : İGDİR
    Kayıt tarihi : 09/11/08

    Kimliğimiz

    Mesaj tarafından ehlibeyt Bir Paz Kas. 16, 2008 3:00 pm

    Kimliği belirsiz insan değersiz ve şahsiyeti eksik olarak nitendirilir.Bir yerden bir yere giderken ve durum değerlendirmesi yapıırken insanoğlu kimliğe ihtiyaç hissetmiştir. Gümrükte, seyahatte, sınavda,adalet işlerinde kimliğin işlevi büyüktür. Kimlik yok yada kimliğin vasfı istenilen gibi değilse işlerimizi oluruna erdirmemiz imkansızdır.Nasıl ki dünyada önem arzeden işlerimiz kimliğe bağlıdır, aynen ahirettede durum böyledir. Mahşerde, hesabta, mizan da kimliklerimize asıl hüviyetimize bakılacaktır. Lakin ahirette istenen kimlik kağıtlara geçirilmiş yazılar değildir. Allah Celle Celaluh, bizlerin kimliğini kalplerimize göre belirleyecek. Zira ‘ameller niyetlere göredir.’(Hadisi Şerif) Niyetin kabı da kalptir. Allah, ne bizlerin şekline, ne ırkına ne de mevkisine bakar. Ancak O, kalplerle ilgilenir.

    Ey sefil insan! Durum madem böyleyken,sen daha neden ahiret içinde elindeki kimliği gösterirsin.’Dinim İslamdır’demen yeterli değil. Bu iş sadece ikrarla olmaz. Hem fikri, hemde fiili İslam olabilmeliyiz. Bu da kalp kimliğimizi tesbit edince mümkündür. Nitekim asrı saadetin imanı,kağıtlar üzerinde değil, kalplerinin içindeydi. Onlar da ‘Biz İslamız, Allah’ın boyasıyla boyandık, O’ndan güzel renk veren kimdir? Ancak Ona kulluk ederiz’ (Bakara 138)demişti.

    Bizde diyoruz ama farklı yaşıyoruz (Salmanı Farisi’Ben islamoğluyum demişti ve bu uğurda yurdunu, ailesini gwçmiş cahili yaşantısını terk etmişti.) Zor da olsa onların yerine kendimizi koymaya çalışalım. O mü’minler imanın lezzetini hiçbirşeye değişmezken biz bazen’müslümanım’demekten dahi utanıyoruz.

    İman kimliklerini isbatlayan mü’minler cömertlik deyince’ Mallarını Allah (cc)’a cennet karşılığında satmayı anlamışlardı. Mallarını, canlarını ilimlerini İslam yoluna hibe etmişlerdi.

    (Düşünün bir Hz. Osman’ın kıtlık zamanında bağışladığı atları, yüklü develeri, dinarları..)

    Nefislerini, sahip oldukları şeylerden Allah yolunda harcayarak arındırmşlardı (Tevbe 41)

    Nedense bizler, yığıp biriktirmek üzere ceplerimizde değil, kalplerimizde taşıyoruz. Gösteriş namına hibe ediyoruz.

    Kuşandıkları kimliklerin karşılığını kanlarıyla ödeyen mü’minler,hayatı’iman ve cihad’ olarak görüyordu.Allah (cc)yolunda, canlarıyla feda için sıraya giriyor, şehadet dualarıyla yaparak gözyaşı döküyor ve bu yolda öldürülenleri ölüler olarak değil diri olarak (Bakara 154) görüyorlardı. Evlatları Allah’ın dini için şehid düşmeyince haklarını helal etmiyorlardı. (Uhuddan 3 şehidi oğul-koca-kardeş) getiren Hz. Sümeyrayı düşünelim)

    Biz ise hayatı, yemek, içmek ve mal yığma sevdası olarak anlıyoruz. Evlatlarımıza Sümeyye, Zeynep, Ali, Furkan, Mücahid isimlerini koyuyoruz ama onlar gibi yetiştirme çabası sarfetmiyor,sabah namazına kaldırmaya kıyamıyor ve namaz kılmayı dahi öğretmiyoruz. İlme, şehadete göndermek, teşvik etmek şöyle dursun evlerde turşularını kurar gibi ilimden, İslami bir savunma yapmasından alıkoyuyoruz. Mücahidlik nerede, şehadet nerede.. Biz ancak onu nutuklarda konuşur yazar ve çizeriz. Biz şehide olmak için şehit gibi yaşamak gerektiğini hep unuturuz.

    O devrin mü’minleri En’am 162’deki ayeti kerimeyi kendilerine düstur edinmişlerdi. Ve Onlar şöyle diyordu:’Benim namazım, ibadetim ve ölümüm Allah içindir. ’Oysa şimdiki müslümanlar ibadeti ya koca ,baba, el vs. korkusuyla yapıyor yada terk ediyor. Kur’anın muhatabı bizler ise neden Tevbe 23. ayeti unutup iman yerine küfrü tercih ettirenleri veli, dost ediniyoruz.

    ‘La ilahe illa Allah’ı onlar kanlarıyla sosyal yaşantılarına, iktisatlarına, hukuklarına ve eğitimlerine işlemişti. Zalim diktaların, sultanların, yöneticilerin zulmune ‘La’akidesiyle son vermişlerdi. Canları pahasınada olsa’illa Allah’diye haykırmışlardı. (Hz. Sümeyye-Hz. Bilal,Ömer muhtar-Seyyid kutub-gibi) Bizlerse ‘La ilahe İllallah’ı duvarlarımıza, arabalarımıza astık. Kürsülerde hakikatini gizleyerek faziletini anlatmakla bitiremedik. ’La ilahe illa Allah’deyince Allahtan gayri her şeyin (put-insan-kanun) ilahlığını reddedip yalnızca Allah Celle’in korkulması, O’na sığınılması ve sevilmesi gerektiğini anlayamadık.

    ’La ilahe…deyiniz kurtulunuz’hadisini tesbihlere indirgedik.Zalime bu inançla hesap sormak yerine mal, mevki can korkusuyla el pençe divan durduk.

    Onlar’ın teslimiyeti surelere ve ayetlere konu olmuştu.Hz.Hacer’in ‘Allah,bizi burada bırakmanı emrettiyse gidebilirsin Ya İbrahim’demesi-Hz. İbrahim’in ateş içindeyken’Allah beni görüyor, O ne güzel vekildir’deyişi- Hz. Ebu Bekir’in ‘Muhammed ne söylediyse muhakkak doğrudur. O’na inanırım’demesi vb. Allah(cc)’ın hükümlerini duyduklarında’işittik ve itaat ettik’ (Bakara 285) demişlerdi.

    Bizlerde hükümleri öğreniyoruz lakin’fırsatımız yok kısmet olursa, okulu bitirirsem, şuraya göçersemiş-aş sahibi olursam gibi safsatalarla yaşantıya geçmeyi engelliyoruz. Hiç ölmeyecekmişiz gibi uzun süreçlere erteliyoruz. Onlar örtünme ayetini duyunca hemen evdekileden, elbiselerden kendilerine örtü yapmıştı. Biz hala örtü markası, deseni ayarlamakla zaman kaybediyoruz. Kısaca dış örtü mefhumunuda ters yüz ederek iç zinet haline getiriyoruz. Aman

    Allah’ım! Bu nasıl bir inanış,bu ne biçim bir dini yaşam!!! Korkarımki biz Allah (cc)’ın bize seçtiği dini değil, hesabımıza gelen dini yaşıyoruz. İslam gözüyle çağa değil, çağ gözüyle islama bakıyoruz.

    Onlar Kur’an ve Hz. Muhammed nimetini sahiplendikleri sürece izzet, devlet ve saadete erdiler, yeryüzünün süper güçleri oldular. Bizlerde bu iki nurlu kaynaktan uzaklaştıkça çeşitli buhranlara girdik, binbir türlü musibete yeise düçar olduk.Asrı saadet devri yıldızları gibi olmayı zor görmeyelim onları anlatıp durmadanziyade yaşayalım (Nedense bugünün yıldızlarını!!! çok iyi tanyor ve taklit ediyoruz) Bizlerde örnek olalım artık.

    Bir an önce İslami kimliklerimizi ve onun getireceği şerefli hayatı kuşanalım.Tevbe ile arınalım,zikirle dirilelim, cihadla canlanalım, ilimde, tefekkürde gaflet perdelerini yırtalım.

    Selam,iman kimliğini kuşanıp her zerresine nakşedenlere olsun.

    Selam, hidayete, zorlu fakat nurlu bu yola girenlere olsun.

    Selam, zillet içinde kişiliksizce yaşamaktan utanıp, izzetli bir şekilde mü’mince yaşamayı ve ölmeyi seçenlere olsun…

      Forum Saati Cuma Ara. 15, 2017 3:55 pm